1-Kadıköy’ün Zamansız Sahnesi Süreyya Operası’nda Bir Akşam
Kadıköy’ün kalbinde, sanatın bizlerle buluştuğu, en sevdiğimiz mekanlardan biri: Süreyya Operası. 1927’den beri sahnesinde sayısız duyguya ev sahipliği yapmış olan bu tarihi bina, şehrin hala en özel duraklarından biri olmayı sürdürüyor. Kasım ayı boyunca kaçırılmaması gereken sahneleri sizler için derledik.
Deliriyum (31 Ekim 20.00)

İnsan zihninin karmaşık katmanlarını, çarpıcı sahne diliyle işleyen Deliriyum, tiyatroseverler için cesur bir deneyim sunuyor.
Kahve Konserleri: Kaldi Çekirdeği-Kazak Sabahı (02 Kasım 11.00)

Sabah kahvesi eşliğinde müzik dinlemek, Süreyya Operası’nın geleneksel “Kahve Konserleri” serisinin en keyifli anlarından biri. Güne müzikle ve kahveyle başlamak isteyenler için harika bir fırsat.
Musica Poetica “Beethoven ve Mozart Liedleri’ (04 Kasım 20.00)

Klasik müziğin iki dâhisi Beethoven ve Mozart’ın lied’leri, bu akşam yeniden hayat buluyor.
Trio Anatolia (05 Kasım 20.00)

Trio Anatolia, Anadolu’nun zengin ezgilerini batı klasik müzik anlayışıyla buluşturuyor. Keman, çello ve piyano arasındaki kusursuz uyum, kültürler arası bir diyalog hissi yaratıyor.
Shakespeare mi Shakspere mi? (08 Kasım 20.00)

Dil oyunları, tarih ve mizah iç içe: bu tiyatro oyunu, Shakespeare’in kimliği ve mirası üzerine eğlenceli bir sorgulama sunuyor.
Ulusal Müziğimiz (10 Kasım 20.00)

Atatürk’ün anısına düzenlenen bu konser, Türk müziğinin çok sesli mirasına bir saygı duruşu niteliğinde.
Apollo ve Dafne,Sahne Kantatı (14 Kasım 20.00)

Mitolojik bir aşk hikâyesi, barok müziğin zarif diliyle sahnede can buluyor. Handel’in “Apollo ve Dafne” eseri, tutku ve kaçış temalarını görsel bir şölenle işliyor.
Süreyya Operası, bizim için her detayında zamanın ötesine geçen bir İstanbul klasiği. Bir akşamınızı burada geçirmek, sadece bir etkinliğe katılmak değil aynı zamanda ruhunuzu sanata doyurmak demek.
2-CerModern’de Duygusal Bir Buluşma: Sevgili Theo
Sevgili Theo-(30 Kasım’a kadar)
CerModern Ankara

Ankara’da sanatla buluşmanın en keyifli adreslerinden biri CerModern. Bu ay mekân, Van Gogh’un kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplardan ilham alan “Sevgili Theo” sergisine ev sahipliği yapıyor.
Van Gogh’un renkleri, duyguları ve iç dünyası bu sergide yeniden hayat buluyor. Her eser, sanatçının yalnızlığını, tutkusunu ve kardeşine duyduğu sevgiyi hissettiriyor.
Bizden tavsiye: Gün batımına yakın bir saatte gidin, müzenin avlusunda bir kahve molası verin ve sergiyi öyle gezin. O anın sessizliği ve ışığı, serginin ruhuna bizce çok yakışıyor.